|
hiçbir programın (IMF programı) güçlü ve reformcu bir hükümetin yerini alamayacağının ortada olduğunu belirterek, "Son 2 program hedefine ulaştı. Programların başarılı bir şekilde bitmesinin yanında önemli sonuçlar da elde edildi" dedi. Şimşek, "Bizden önce yapılmış 17 tane program var, bu programların kalıcı kazanımlar edindirmediği ortada. Eğer bu son 2 program çerçevesinde Türkiye, önemli bir değişimden, gelişimden geçtiyse, bir takım kırılganlıklarını azalttıysa, bunda hükümetin bunu sahiplenerek, arkasında güçlü bir iradeyle durması vardır. Yani keramet hükümetin kararlı uygulamalarında" diye konuştu. Anadolu Ajansı (AA) Genel Müdürlüğünü ziyaret eden Şimşek, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Hilmi Bengi’den AA’nın faaliyetleri ve yapısı hakkında bilgi aldı. AA muhabirlerine Türkiye’nin ekonomik gündemine ilişkin değerlendirmeler yapan ve sorularını yanıtlayan Bakan Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörleri Kurulunun dün akşam Türkiye ile ilgili bir açıklama yaptığının hatırlatılarak, bundan sonraki sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin soru üzerine, IMF’nin fon kaynaklarını çokça kullanan ülkelere yönelik bu tür çalışmalar yaptığını, Türkiye ile ilgili çalışmaların da tamamlandığını ifade etti. -"1999 VE 2001’DE TÜRKİYE BİR UÇURUMUN EŞİĞİNDEYDİ"- "Hiçbir programın güçlü ve reformcu bir hükümetin yerini alamayacağı ortada" diyen Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizden önce yapılmış 17 tane program var, bu programların kalıcı kazanımlar edindirmediği ortada. Eğer bu son 2 program çerçevesinde Türkiye önemli bir değişimden, gelişimden geçtiyse, bir takım kırılganlıklarını azalttıysa, bunda hükümetin bunu sahiplenerek, arkasında güçlü bir iradeyle durması vardır. Yani keramet hükümetin kararlı uygulamalarında. 1999 ve 2001 yılında esas sorun, kamu finansman dengelerindeki bozulma ve bunun beraberinde getirdiği borç dinamiklerindeki kötüleşmeydi. Hakikaten Türkiye o anlamda bir uçurumun eşiğindeydi. Son bir kaç yıldır borç dinamiklerinin iyileştirilmesi, kamu finansman dengelerinin kalıcı bir şekilde düzeltilmesine yönelik çok önemli çaba gösterildi, önemli ölçüde de başarı sağlandı. Dolayısıyla program o anlamda hedefine ulaştı. O çerçeveden baktığınız zaman son 2 IMF programının başarılı bir şekilde bitmesinin yanında önemli sonuçlar elde edildiği de ortadadır, bu bilinen bir gerçek." Türkiye’nin geçen sene brüt borç stokunun milli gelirine oranının yüzde 38,8 olduğunu, bu oranın geçen yıl Brezilya’da yüzde 53, AB ortalamasının da yüzde 60 olduğunu vurgulayan Şimşek, "Dolayısıyla borcun milli gelire oranı olarak bakarsanız, Türkiye önemli ölçüde bir başarı sağlamıştır" dedi. Bakan Şimşek, "Sadece borç stokunun milli gelire oranı değil, benzer çerçeveden bakarsanız, aslında borcun kamu finansman dengeleri içindeki yükü itibariyle de iyileşme var. 2002 yılında iç ve dış faiz ödemelerinin milli gelire oranı yaklaşık olarak 15 civarındaydı. Geçen sene sonu itibariyle bütün iç ve dış borç üzerinde yaptığımız faiz ödemelerinin milli gelire oranı yüzde 5,7’ye düştü, yani üçte bir düzeyine indi" şeklinde konuştu.
|